ATÖLYELER

Felsefe ve Psikiyatri

https://www.modapsikiyatri.com/wp-content/uploads/2021/12/floating_image_04.png
bt_bb_section_bottom_section_coverage_image
ATÖLYELER

Felsefe ve Psikiyatri

“Psikiyatrinin felsefeyle bağı koparsa, insanı yalnızca semptomlardan ibaret görme riski artar.”

Psikiyatri yalnızca tanı koyan ya da belirti sınıflandıran bir disiplin değildir. İnsan ruhunun kırılganlığına, varoluşsal yüklerine, özgürlüğüne ve sınırlarına temas eden bir alandır. Bu nedenle, psikiyatriye yön veren her klinik kararın arkasında –farkında olalım ya da olmayalım– bir ontoloji, bir etik anlayış ve bir insan tasarımı vardır.

İşte bu yüzden, psikiyatri felsefeden vazgeçemez.

Moda Psikiyatri & Psikoloji olarak bizler, felsefi düşüncenin yalnızca teorik değil, klinik olarak da dönüştürücü olduğuna inanıyoruz. Psikiyatriyi, felsefenin sağladığı sorgulama gücüyle birlikte düşünmeyi; hem danışana hem terapiste daha sahici, daha açık ve daha sorumlu bir alan yarattığı için önemsiyoruz.

Neden Felsefe?

Çünkü insan yalnızca tanı kategorileriyle açıklanamaz.
Çünkü özgürlük, sorumluluk, etik, beden, zaman ve ölüm gibi sorular psikiyatride her zaman “orada”dır.
Çünkü iyi bir terapötik karşılaşma, yalnızca bilgiyle değil; düşünmeyle, sorgulamayla, çelişkiyle ve anlamla mümkündür.
Spinoza’dan Yola Çıkan Bir Hat

Spinoza’nın Ethica’da çizdiği insan modeli, bizim için yalnızca bir felsefi bakış değil, bir klinik yönelimdir. Ona göre:

“İnsan, kendisinin bilincinde olmayan güçlerle yönlendirilir. Özgürleşme, bu güçlerin bilgisinden geçer.”

Bu anlayış, yalnızca psikiyatrik bir tanının ötesinde; insanın kendi nedenselliğini, arzularını, korkularını ve olanaklarını kavramaya yönelik bir davettir. Spinoza’nın rasyonel duygulanımlar fikri, terapötik sürecin “duygularla düşünmek” olduğunu bize yeniden hatırlatır.

Varoluşçu Miras

Ekibimizin bir diğer düşünsel kökü, varoluşçu psikoterapi geleneğidir. İnsanı belli başlı işlevlerle tanımlamak yerine; onun varoluşsal sorularını ciddiye alan bu yaklaşım, şu dört temel ekseni merkeze alır (Yalom, 1980):

Ölüm
Özgürlük
Yalıtılmışlık
Anlamsızlık

Bu alanlar, terapötik karşılaşmaların hem yüzeyinde hem de derinliklerinde hep dolaşır. Felsefi bir duyarlılık olmadan, bu temaları dinlemek ve çalışmak eksik kalabilir.

Ne Yapıyoruz?

Moda Psikiyatri & Psikoloji olarak, felsefe ve psikiyatri kesişiminde şunlara alan açıyoruz:

Felsefi metinler üzerinden ruhsal süreçleri düşünmeye yönelik atölye ve söyleşiler.
Psikiyatrik tanıların arkasındaki insan anlayışlarını tartışan seminer serileri.
Spinoza, Nietzsche, Kierkegaard, Merleau-Ponty, Foucault gibi düşünürler aracılığıyla psikoterapötik pratiklerin sorgulanması.
Klinik etik, karar verme süreçleri ve özgürlük kavramlarının felsefi arka planlarının tartışılması.
Neye Davet Ediyoruz?
İnsanı salt belirti kümeleri olarak değil, bir varoluş olarak ele almaya.
Psikiyatrideki her müdahalenin aynı zamanda bir değer taşıdığını fark etmeye.
Bilmekten çok birlikte düşünmeye, sorgulamaya ve anlamaya açık bir alanda buluşmaya.

Kadıköy’de felsefe ve psikiyatri atölyesi, “psikoterapide felsefi okuma”, “Spinoza ile psikoloji” gibi alanlarda ilgi duyuyorsanız, Moda Psikiyatri & Psikoloji’nin bu düşünsel karşılaşma alanları sizi bekliyor.

bt_bb_section_top_section_coverage_image
bt_bb_section_bottom_section_coverage_image